Gazete Notları#28.02.2009

28 02 2009

Darbe Emirleri/Taraf

Okuyup imha edin/Taraf

Aczmendiler gündemde tutulacak/Taraf

Gazeteciler kullanılacak/Taraf

Darbeler ve Alçaklıklar/Ahmet Altan

Tek mi, çift mi?/Murat Belge

Muhafazakâr korku, faşizan korku ve AKP/Gökhan Özgün

28 Şubat’tan Ergenekon’a/Mahmut Övür

Budur!/Engin Ardıç

Bütün darbelerde vardım(İsmail Hakkı Karadayı)/Zaman

Darbelerden ders çıkarmak/Fehmi Koru

12 yıl önce bugün ve geriye kalanlar/Ali Bayramoğlu

28 Şubat darbesinde neredeydin?/Mehmet Altan

Ergenekon ve 28 Şubat /Mustafa Erdoğan



Ayrım

28 02 2009

Bütün bu grupların(*) sindirilmesi, Kemalistler (ya da Milliyetçiler ya da İlericiler) ile İttihatçılar arasında bir hesaplaşma olarak gösterilir. Durum böyle olmaktan uzaktır; çünkü her temizlik doğal olarak grubun kompozisyonunu değiştirmiştir ve 1926 temizlikleri sonrasında dönemin Kemalist iktidar partisi bile eski İttihatçılar tarafından idare olunuyordu. Sanırım, direniş hareketinin, hemen hepsinde İttihatçı unsurların egemen olduğu gruplardan oluştuğunu kabul edersek, tasfiye sürecini oldukça iyi anlarız. Mustafa Kemal’in grubu ile ötekiler arasında Milliyetçi-İttihatçı ayrımı bulunduğu doğru değildir. Direniş liderleri ya da eski İttihatçı liderler olup, statüler dolayısıyla Mustafa Kemal’den ayrı bir otorite iddiasında bulunanlar ile onun otoritesini sorgusuz sualsiz kabul etmeye hazır olanlar ya da yerlerini onun otoritesine borçlu olanlar arasında bir ayrım söz konusudur. Bu ikincilerin, elbette, bağımsız otoritenin liderlerinin tasfiye edilmesinde çıkarları vardı ve bunun için de çalıştılar.

Zürcher, Erik Jan. [1983]2008. Milli Mücadelede İttihatçılık. İstanbul: İletişim Yayınları. s.180-181

(*)Karakol Cemiyeti, yurtdışındaki İttihatçı liderler, İkinci Grup, TpCF gibi gruplar kastediliyor.
Vurgu benim.
S.İ.



Kavga Var

26 02 2009

DerinDüşünce’de Emre Er’in seçim dönemi gerçekleşen yardımlar ve sosyal devlet hakkındaki yazılarıyla başlayan liberallik-muhafazakarlık ekseninde bir polemik maratonu var. Ben de polemik seven adamım o yüzden paylaşayım dedim. Tartışmalar da iyi olmuş, beğendim. Gerçi mevzu bi ara prezervatif geyiğine döner gibi oldu ama toparladılar. Benim şaşırdığım şey, böyle serbest piyasa, sosyal devlet falan fistan meseleleri tartışılırken bir noktadan sonra illaki  ‘Birinin babası zengin, diğerinin değil, fakirin suçu ne?, haksızlık bu!’ edebiyatı yapılırdı. DD’deki tartışmalarda bu mevzu henüz geçmemiş.

Şu yazıları ve altlarındaki yorumları okumakta fayda var: 1, 2, 3, 4, 5, 6 .

Bir de Türker Alkan, Mustafa Akyol polemiği yaşandı son günlerde. Onlara da bir göz atmakta yarar var. Ben, mümin kimselerin hangi siyasi görüşleri taşıyabilip taşıyamıyacağını bilecek kadar İslam alimi olmadığından bu konu hakkında söyleyecek çok sözüm yok. Türker’le Mustafa Beyler kendilerini bu mevzuda söz söyleyecek kadar yeterli görmüşler ki tartışmışlar: T1, M1, T2, M2.



Gazete Notları#26.02.2009

26 02 2009

Bulaşıcı Sağlık/Gökhan Özgün

Bu da Kürtlerin Davos’u olsun/Markar Esayan

Ahmet Türk hangi dilde konuştu?/Yıldıray Oğur

Kabuk değiştiren Kürt sorunu/Ali Bayramoğlu

‘Kürtçe üzerinde anlamsız baskı ve yasaklar’/Mümtaz’er Türköne

Kürtçe tehlikesi!/Mustafa Erdoğan

“Arka cebimde iki metrelik kefenim duruyor. Her an hazır ve nazır. Her an ama yani. Ölürsem, hayatımda istediğim bir tek şey var, bir tek şey var. Asla bu ülkeyi sevmiyor demesinler, asla yani. Ben Edirne’den Ardahan’a kadar bu ülkeyi çok sevdim…”

Ahmet Kaya







Gazete Notları#25.02.2009

25 02 2009

Kürtçe Konuşmak/Ahmet Altan

‘Silahlara veda’ mümkün mü?/Orhan Miroğlu

Sıkıntının parti şeklinde vücut bulması/Ümit Kıvanç

Anadilde siyaset/Taraf

Ankara ‘eve dönüş’ü doğruladı/Taraf

Sıktı ha/Engin Ardıç

Yalçun Küçük’e Ergenekon protestosu/Radikal

DTP’li Türk’ün Kürtçe konuşması…/Oral Çalışlar

Kürt Ahmet Türk çok iyi yaptı/Cengiz Çandar

Şeş Beş/Mehmet  Altan



Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın Kısa Tarihi(3)

23 02 2009

Kuruluş

Serbest Fırka’yı kuralım artık. 20 Nisan 1930 tarihinde Atatürk ve İnönü arasında yeni bir fırka hakkında görüşmeler yapıldı. İnönü bu görüşmeler hakkında not defterine şu notu düştü:

“Akşam Gazi ile Marmara’da. Yeni intihap. Muhalif fırka intihabı. Fethi Bey’in muhalefet riyaseti görüştük.”¹

Görülüyor ki daha Fethi Bey Paris’te iken fırkanın kurulması ve onun fırka reisi olması kararlaştırılmış bile. O, 22 Temmuz’da ülkeye tatil amaçlı dönünce haberi ilk kez, Atatürk’ü ziyaret için gittiği Yalova’da, Rize Mebusu Fuat Bey’den -kesinlikle kabul etmemesini tavsiye olunarak- öğrendi.² Yalova’da buluştuğu Atatürk ise konuyu bir müddet sonra açtı ve Fethi Bey ile ilk görüşmeler başladı. Anılarından görüldüğü kadarıyla Fethi Bey bu görüşmeler esnasında Atatürk’ün tarafsızlığı konusunda özellikle ısrar ediyor. Atatürk, Halk Fırkası’ndan ayrılmamakla birlikte, Fethi Bey’le gazetelerde yayınlanacak bir açık mektuplaşma yapmak ve yeni partiye maddi destek vermek suretiyle bu tarafsız kalacağını göstermeye çalışmış, hatta daha sonraları kız kardeşini de SCF’ye üye yazdırmak suretiyle bu teminatı sağlamlaştırarak Fethi Bey’i ikna etmiş, bu arada Ağaoğlu Ahmet Bey’i de kargatulumba yeni fırkaya aktarmıştır⁴. Bahsi geçen görüşmeler esnasında mebus pazarlıkları da yapılmıştır. Özetle İsmet Paşa: “50 mebus veririz”, Fethi Bey “120 tane isterim” demiş. Atatürk tarafları 70 de uzlaştırmış. Bu pazarlıklar boşuna yapıldığını görüyoruz. 99 günlük ömründe Serbest Fırka’ya hepi topu 15 mebus üye olmuştur ³. Fırkanın ismi, ideolojisi ve yapacağı muhalefetin şekli bile bu görüşmeler esnasında belirleniyor⁴.

Önce Fethi Bey sonra Ağaoğlu Ahmet Bey ve akabinde Nuri(Conker) Bey ikna edilince partinin kemik kadrosu oluşmuş oluyor. Fethi Bey ve Atatürk gazetelerde yayınlanacak mektuplaşmalarını hazırlarlar, Ahmet Bey ise parti nizamnamesini yazar. İlerleyen zamanlarda da Atatürk Fethi Bey’in meclise girmesi için Gümüşhane’de bir ara seçim yapılması için ayarlamalar yapar.

Bu arada partinin kuruluş şekline Ağaoğlu Ahmet Bey’den bir eleştiri gelir. Atatürk’le Fethi Bey’in birbirlerine yazdıkları mektupların okunduğu bir toplantıda, Atatürk Ahmet Bey’in fikrini sorar. Ahmet Bey de ‘Bu biraz sun’idir’ der ve devam eder:

“Arz etmek istiyorum ki, zatı devletinizin vaziyeti sarih değildir. Eski fırka olduğu gibi kalıyor, onun başında yine İsmet Paşa, devletin bütün kuvvetlerine, cihazlarına, vasıtalarına hâkim olarak kalıyor. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi zatı devletleri de dünyaya yayılmış şöhret ve prestijinizle yine o fırkanın başında kalıyorsunuz! Buna mukabil her türlü vasıtadan mahrum Fethi Bey çıkıyor. Kim gider onun yanına? ” (Bu toplantı sırasında Nuri Bey Atatürk’ün emriyle SCF’ye geçer.) ⁵

Bu arada Cemil Koçak hocanın önemli bir tespitinden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Bu mektuplaşmalar hazırlanırken Fethi Bey kendi mektubunda ‘ayrı bir fırka ile siyasi mücadele sahnesine atılmak azmindeyim‘ cümlesindeki ‘azmindeyim’ kelimesiyle bir ‘haber verme’ manası vermeye çalışırken, Atatürk’ün düzenlemesiyle bu ‘azmindeyim’ kelimesi ‘arzusundayım’a çevrilerek mektup, tek kelime değişikliğiyle bir ‘izin alma’ havasına büründürülmüştür. O dönem parti kurmak için teorik olarak herhangi bir yasal izne gerek olmasa da, bu mektuplarda da vurgulanmaya çalışıldığı gibi pratikte, Atatürk’ün izni olmadan kimsenin siyaset yapma şansı yoktur⁶.

11 Ağustos 1930′da Fethi Bey’in mektubu, ertesi gün de Atatürk’ün cevabı gazetelerde neşredildi. 12 Ağustos 1930 günü bürokratik formaliteler halledildikten sonra Serbest Cumhuriyet Fırkası resmen kurulmuş oldu.


¹İnönü, İsmet (haz. Demirel, Ahmet).2008. Defterler (1919-1973). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. S. 148

²Okyar, Osman; Seyitdanlıoğlu, Mehmet. [1997] 2006. Atatürk, Okyar ve Çok Partili Türkiye: Fethi Okyar’ın Anıları. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. S.97

³ Okyar, Osman; Seyitdanlıoğlu, Mehmet. [1997] 2006. Atatürk, Okyar ve Çok Partili Türkiye: Fethi Okyar’ın Anıları. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. S.111-112

⁴ Okyar, Osman; Seyitdanlıoğlu, Mehmet. [1997] 2006. Atatürk, Okyar ve Çok Partili Türkiye: Fethi Okyar’ın Anıları. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. S.102-107

⁵ Ağaoğlu, Ahmet. [1950] 1994. Serbest Fırka Hatıraları. İstanbul: İletişim Yayınları. s.35-40

⁶ Koçak, Cemil. 2006. Belgelerle İktidar ve Serbest Cumhuriyet Fırkası. İstanbul: İletişim Yayınları: S.171-176



Nisyana İsyan

22 02 2009

oimageimage18
Halil Berktay’ın Kanal 24′de yaptığı Nisyana İsyan adlı programının bazı bölümleri, kanalın internet sitesinde yayınlanmış. “Türk Milliyetçiliği ve Militarizm” konulu programı az önce izledim. Hoca Ayşe Gül Altınay’la güzelce bir deşmiş mevzuyu. (Israrla) Tavsiye ederim. Bu arada şurayı da okumak lazım…



Zihniyet Özeti

22 02 2009

[audio=http://www.fileden.com/files/2009/1/19/2275711/18%20-%20Ilham.mp3]

“Bizim devlet idaresindeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. Fakat bu prensipleri gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıyız. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipden değil doğrudan doğruya hayattan almış durumdayız.”

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.



Gazete Notları#22.02.2009

22 02 2009

Kediniz var mı Aydın Bey/Yıldıray Oğur

‘Amed’de bir Başbakan: ‘Bi Dinle Be Erdoğan!’/Taraf

Mafyanın ölüm diyalogları/Taraf

Kirli Savaş Lobisi Mevzi Kaybediyor/Emre Aköz

Hak ne Adalet ne?/Umur Talu

Belgeleri Görünce Ergenekon’dan Ürperdim/Zaman

Erzurum’un Cesareti/Mehmet Altan

Aydınlardan MEB’e soru:/Radikal



Afiş

21 02 2009

FF’de Selçuk Hoca, eski siyasi partilerin afişlerinden bir kaç örnek olan bir link paylaştı sağolsun. Bende beğendiklerimden birkaç tanesini aşağıya ekliyorum.

a8

a10

a12

a13

a14

a16

a18

a24

a361