Beş Kişi

3 06 2009

…[1923-1946 arasındaki seçimlerde] [A]ra seçim ihtiyacı doğuran haller dahil altı meclis için toplam 2.420 milletvekilinin seçilmesi gerekmektedir. Oysa bu altı mecliste toplam olarak, 1.037 farklı kişi görev yapmıştır. Bunun anlamı milletvekillerinin ortalama olarak 2,3 kez seçilmiş olduklarıdır. Ayrıntılı dağılım şöyledir:

Altı Meclisin altısında da görev yapanlar: 76 kişi(yüzde 7,3)
Beş kez seçilenler: 68 kişi(yüzde 6,6)
Dört kez seçilenler: 73 kişi(yüzde 7,0)
Üç kez seçilenler: 146 kişi(yüzde 14,1)
İki kez seçilenler: 220 kişi(yüzde 21,2)
Sadece bir kez seçilenler: 454 kişi(yüzde 43,8)

Tek parti döneminin siyasi kadrosunu oluşturan bu 1037 kişiden sadece beşi, birer kez, CHP genel merkezinin onayı dışında bağımsız olarak adaylıklarını koymuş ve CHP adaylarından daha çok oy alarak milletvekili seçilmiştir. Bu beş kişi 1923 seçiminde Gümüşhane’den seçilen Zeki(Kadirbeyoğlu) Bey ve Eskişehir’den seçilen Emin(Sazak) Bey ile dönem ortasında yapılan ara seçimlerde Bursa’dan seçilen Nurettin Paşa, Kırklareli’den seçilen Atıf(Ödül) Bey ve Kayseri’den seçilen Zeki(Karakimseli) Bey’dir. Emin ve Atıf beyler bağımsız seçildiktan sonra CHP’ye karılmış ve sonraki seçimlerde CHP’den milletvikili yapılmıştır. Diğer üçü ise bir daha aday gösterilmemiş ve sadece bir dönem milletvekilliği yapabilmiştir. Kalan 1.032 milletvekili CHP genel merkezinin aday gösterdiği kişilerdir.¹

Ahmet Demirel, “Tek Parti Dönemi Meclislerinde Değişim ve Yerellik”, Mehmet Ö. Alkan, Tanıl Bora, Murat Koraltürk(der.) Mete Tunçay’a Armağan, İstanbul: İletişim Yayınları, 2007, s. 641


Actions

Informations

10 responses to “Beş Kişi”

3 06 2009
müstear efendi (17:09:28) :

Aslında benzer bir çalışma son 80 sonrası için de yapılsa ilginç sonuçlar çıkabilir. En azından 1980 – 2000 arası (AKP öncesi) için rakamların yakın olacağını düşünüyorum.

3 06 2009
Seviyesiz (21:29:10) :

Biraz açar mısınız?

3 06 2009
müstear efendi (23:52:44) :

Şunu söylemek istemiştim: siyasî partiler kanunu nedeniyle bugün bile kimlerin milletvekili olup olamayacağı parti genel merkezleri tarafından belirleniyor. Parti genel merkezleri değişmediği için (yine siyasî partiler kanunu ve sınırlayıcı parti tüzükleri nedeniyle) “seçilen” milletvekilleri de değişmiyor. ANAP, DYP, SHP/CHP, DSP, MHP 1980-2000 arasında mecliste gördüğümüz partiler. AKP ile (hattâ Refah Partisi ile) meclisteki yüzler değişmeye başlıyor. Ondan öncesinde meclisteki milletvekilleri hep aynı genel merkezler tarafından seçildiği için bugün çok sayıda “deneyimli siyasetçi”miz var. Genel merkez sadece Balıkesir ya da Erzurum’da kimlerin milletvekili adayı olacağını belirlemekle de yetinmiyor, meselâ Ankara ve İstanbul milletvekili adaylarının çoğunun Ankara ve İstanbul’la alâkası yoktur. Bu şehirler hep “genel merkez kontenjanı”na ayrılmıştır, sanki öteki şehirler başka bir işe yarıyormuş gibi.

Tabii ki “o günle bugün arasında bir fark yok, tek partili dönemin üstüne bu kadar gitmeyelim” demeye çalışmıyorum, sadece aslında özde değişen pek bir şey olmadığını, yani bu konuda fazla yol alamamış olduğumuzu söylemeye çalışıyorum. Elbette bu sadece bir gözlem, elimde bu gözlemi savunabileceğim veriler yok.

4 06 2009
Seviyesiz (00:42:16) :

Parti tüzüklerinin ve parti merkezlerinin parti içi politikalarının çok demokratik olmadığı konusunda hem fikiriz ama ‘özde değişen pek bir şey yok’ demeniz biraz ağır olmuş. Bir tarafta 23 yıl boyunca -5 kişi hariç- ‘tek’ partinin seçtiği vekillerin aday olabildiği ve o tek partinin onayı olmadan başka partilerin ve bağımsızların seçime giremediği bir Türkiye var. Diğer tarafta parti tüzükleri ve %10 barajı yüzünden noksanları olsa da çok partili demokrasiyle yönetilen bir Türkiye var.

Ama meclisteki yüzlerin değişmemesi konusunda bir bakıma haklısınız. Kemal Anadol gibi demirbaşlar var gerçekten de. Anadol aklıma gelen ilk örnek oldu. İlk kez 73 yılında seçilmişti sanırım, yıl 2009.

4 06 2009
Ezel KARA (16:52:10) :

ne ispatlamaya çalıştığınızı anlayamadım seviyesiz. tek parti dönemi adı üstünde. ne bekliyordunuz ki antidemokratik bir tek parti yönetiminden?1923-1946 arası Türkiye’de buram buram demokrasi rüzgarı esti diyen var da haberimiz mi yok
istatistikleri belli bir amaçla siteye koyduğunuz açık.

müstear’a ise katılmamak elde değil.23-46 arası ile 46-09 arası değişen ne var ki? 50-60 arası, “odunu aday göstersem seçilir” diyen bir başbakanın olduğu ülke mi demokratik, 61′de o başbakanın asıldığı ülke mi? Yoksa tek parti diktası döneminden bile daha tekadamcı bir şekilde vekil tayin eden ve cumhurbaskanını tek basına atayan bir zatın basbakan olduğu bir ülke mi?

23-46 dikta, sonrası demokrasi diyince mi demokrat olunuyor bu memlekette? ikisi de değil diyince de faşist ittihatçı olunuyor heralde galiba sanırsam.

4 06 2009
Seviyesiz (22:47:07) :

Ben de ne ispatlamaya çalıştığımı anlayamadım. Ne çok ortak yönümüz var.

4 06 2009
müstear efendi (23:33:38) :

Şu 1980-2000 arası dağılımı rakamlara dökmek vacip oldu. Lâkin TBMM sitesinde sadece son 3 dönemin milletvekili listeleri var. Nasıl olacak, bilemiyorum…

4 06 2009
Seviyesiz (23:56:13) :

Sadece internet üzerinden tam listelere ulaşmanız zor. Belki seçim sonuçlarını duyuran gazeteleri taramak işinize yarayabilir(Taksimdeki Atatürk Kütüphanesi’nde bayağı geniş bir gazete arşivi vardı sanırım). Başka bir yerden istatistiki bilgiler bulabilip, paylaşırsanız ben de çok memnun olurum :) .

5 06 2009
müstear efendi (00:02:30) :

Vikipedi’de milletvekili listeleri verilmiş (http://tr.wikipedia.org/wiki/TBMM). Ne kadar güvenilir olduğunu bilemiyorum ama en kolay işlenebilecek veri de bu gibi görünüyor. Bakayım neler çıkıyor bu verilerden…

5 06 2009
Seviyesiz (00:20:43) :

O zaman kolay gelsin diyeyim size.

Leave a comment

You can use these tags : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>