Felat’ın Hikayesi 2

1 06 2009

1 No’lu hücre koğuş kapısının girişindeydi.

İçeriye her komutan(gardiyanlara komutan denirdi) girişinde, tekmil vermemiz emredilmişti. ‘Birinci kat, 1 No’lu hücre ….. mevcuduyla emir ve görüşlerinize hazırdır komutanım!’ demek lazımdı. Komutan diğer hücrelerin önünden geçerken de her hücre numarasına göre aynı tekmili verirdi. Hemen hemen her tekmilden sonra, ya geç yekmil vermekten, ya yanlış ya da yüksek sesle verilmediği için ceza almak muhakkaktı.

Hücredeki cezada, parmaklıktan eller dışarı çıkartılır, cop, haydar veya ‘kuzu’yla vurulurdu. ‘Haydar’, Haydar isimli bir teğmenin adından kaynaklanan bir sopaydı ve bir başka adı da ‘beşeonkalas’tı. Kuzu ise yuvarlak kavak ağacından yapma bir sopaydı. Copla dövülürsen şanslıydın, zira az acıtırdı. ‘Dayak vaziyeti al!’ diye bağırıldı mı, iki elinin avuçlarını açar öne uzatırdın.

Ceza için en geçerli bahaneleri tekmil verilirken yeterince canlı olmamaktı. Ne kadar yüksek sesle tekmil verilirse verilsin, sesin az çıktığı veya topuk sesinin iyi olmadığı bahane edilir ve karşılığında ceza verilirdi. Bu cezalar yalnız hatayı yapanla sınırlı kalmayıp bütün hücredekilere tatbik edilmekteydi. Cezada eşitliğe tam riayetti bunun adı…

İlk günlerde dikkatimi çeken bir husus da şuydu:

Coplanırken yalvaran vezınlananlara bu yüzden, sesi çıkmayanlara da ses çıkarmadıkları için ceza aynen tatbik edilirdi. Sızlanmanın faydası olmadığını gördükten sonra sekiz ay hep şikayetçi olmadığım için dayak yedim. Hücreye konulduğum 12 Haziran 1982′den sonra ‘İstiklal Marşı’nın, ‘Gençliğe Hitabe’nin ve ‘Andımız’ marşlarının tamamını öğrenmeden koğuşlara giremeyeceğimiz söylendi.

Hücrelerde sabah 5:30′da mesai başlardı.

Üst kat hücrelerinden birinden bu marşların her kelimesi bir kişi tarafından tek tek söylenir, bütün hücreler bunu tekrar ederdik. Marşların çok yüksek sesle ve canlı söylenmesi şarttı. Bu canlı söylemenin şeklinde hükmetmek komutanların keyfine bağlıydı. Ne kadar canlı söylerseniz söyleyin, beğenilmemek muhakkaktı ve arkadan cezası hazırdı tabii.

Marşlardan sonra öğlen 12′ye kadar bütün hücrelerde hayat, ‘hazır ol’ durumunda ayakta, yine yukarı hücrelerden birinin tek tek söylediği ve hücrelerin hepsinin tekrarladığı marşlarla devam ederdi. 12′de sabah mesaisinin bitiminde tekrar ‘İstiklal Marşı’, Gençliğe Hitabe’ ve ‘Andımız’ aynı şekilde tek tek okunurdu. 12.00-13.30 arası yemek ve tatil dönemiydi. 13.30′da tekrar üç marşla öğleden sonra mesaisi başlardı. Esas duruşta ve marşlarla 18:30′a kadar devam eder, mesai tekrar üç marş söylenerek bitirilirdi.

20.30′da yatmak mecburiydi.

Hücrede, elimizde getirdiğimiz poşetler içindeki eşyanızdan başka yastık, yatak, yorgan, battaniye gibi şeyler yoktu. Poşetler ekseriya yastık olarak kullanılırdı. Gece eğer tuvalet kapısının önünde yatmamış isek, kendimizi çok mutlu hissederdik. Tutukluların birbirine isimleriyle hitap etme mecburiyetleri vardı. Abi, amca, bey vs. diye hitap yasaktı. Hücreye beraber konduğumuz Dicleli çocuk takriben on beş yaşındaydı. Ben elli üç yaşındaydım. Hilvanlı Hamit Gerger altmış, Bedii TAn elli civarındaydı. Bu çocuğun bize Hamit, Felat, Bedii diye hitap etmesini evvela çok yadırgamış, sonra alışmıştım.

Hücrede verilen yemekler için fazla bir şey söylemeye lüzum görmüyorum. Hakaret ve eziyet yanında yemek verilip verilmemesi benim için önemini kaybetmişti. Yemek dörtlü birleşik madeni kaplarda verilirdi. Dört beş kişiye verilen yemek ve ekmek bir kişinin dahi doymayacağı kadardı. Yemekten ziyade su problem oluyordu. Her hücrenin önüne birer bidon su konulurdu. Bu sudan ancak komutanın emriyle içilebilirdi. Bu da sadece yemek saatlerinde mümkündü. Mesai saatlerinde, yani 5.39-12.30 ve 13.30-18.30 arasında içmek ve içmek için izin istemek de katiyen yasaktı. Yemek saatlerindeyse içilecek su miktarını komutan tayin ederdi. Hücrelerde sigara içmek tamamen yasaklanmıştı. Zaten hücreye girerken herkesin sigaraları alınmıştı. Hücre içindeki tuvalette su akmadığı, dışarıdan da su verilmediği için temizlenme imkanı yoktu.¹

¹Cemal, Hasan.[2003]2007. “Kürtler”. İstanbul: Doğan Yayıncılık. s.23-25


Actions

Informations

Leave a comment

You can use these tags : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>