Tırstım
1 06 2009Ayhan Aktar bugünkü yazısında, şu günlerde Murat Belge’ye çamur atmayı kendine hobi olarak seçmiş olan Murat Bardakçı’ya öyle laflar sokmuş ki, okurken dudağımda uçuk çıktı. Öylesine tırstım. Yüzüklerin Efendisi’nde Galadriel karakterinin sapıttığı bir sahne vardır, izleyenler bilirler. Yazıyı okurken, Ayhan Aktar da aynen o sahnedeki Galadriel gibi göründü gözüme. Allah kimseyi Ayhan Hocanın tersine denk getirmesin.
“Geçtiğimiz günlerde İletişim Yayınları’nın kurucusu Murat Belge dostumuz, bence gereksiz bir tartışmaya girdi. Bir televizyon kanalında “Tarihin Yatak Odası” gibilerden bir program yapan Hacivat kılıklı birinin kendisine attığı çamurlara cevap verdi. Sazların çalındığı ve şuh hanımların arz-ı endam eylediği o cümbüşlü programı bir kez izlemiş olsaydı, Murat Belge eminim Hacivat’a notunu verir ve tarihi bu kadar arabeskleştiren biriyle dalga geçmeyi tercih ederdi.
Tarih denilince eski zaman dedikodularını anlayan, “Cennetmekan Abdülhamid Han Hazretleri şarap içer miydi” veya “Bir oturuşta bir kuzu yiyen Sultan Aziz, Fransız İmparatoriçesi Eugenie’yi yatağa attı mı” gibi sorular etrafında “geyik muhabbeti” yapmayı marifet zanneden birini ciddiye almamak lazım bence. Tabii ki bu Hacivat’ın ilk vukuatı değil. Kedisi “cami duvarına pislemekten” özel bir keyif aldığı için, yıllar önce Harvard Üniversite’sinde Osmanlı tarihi hocası dostumuz Prof. Cemal Kafadar’a da saldırmıştı. Genellikle başkalarının sağladığı malzemeyi kendi köşesinde yayınlayan bu eleman, medyamızın “kullanışlı” kalemlerinden biridir. Hacivat gibi hayatta herhangi bir konuda risk almamış, “belgeleri yan yana koyarsan tarih olur!” zanneden ve ekmeğini medya ağalarının sofralarında civeleklik yaparak kazanan birine cevap yazmanın vakit kaybı olduğunu düşünüyorum.”












Son Yorumlar