“Ders Kitaplarının Dış Düzeneği”

23 12 2009

“1980’lerin ortalarından beri, birçok [tarih ders]kitabın[ın] başında ve sonunda, yerleşmiş, kodlanmış, metin-dışı, kitabın içeriğinden bağımsız, bir kitaptan diğerine pek değişmeyen, söylemin içine oturduğu çerçeveyi oluşturan ve bütünün ideolojik ölçütlere uygunluğunu doğrulayan bir “Kemalist düzenek” yer almaktadır. Düzenek, tamamlanmış haliyle, yedi öğe içermektedir:

1)Kitabın başında: İstiklal Marşı metni; Türk bayrağı; bir Atatürk resmi; Gençliğe hitabe metni(tarihsiz);

2) Kitabın sonunda: Öğretmen marşı; bölge bölge günümüz Türkiye haritası; 1993’ten beri bir “Türk dünyası” haritası.

Bunların toplamı, birbirleri üstünde de etki yapan bir simgeler kompleksi oluşturmaktadır. Ulusal marş ulusa gönderme yapmakta, ama aynı zanda, tıpkı Marseillaise gibi, köken-olay olan Kemalist devrimi ve bu köken-olaya eşlik eden, ulusun ve düşmana karşı kazanılmış zaferin maddi simgesi olan bayrağı çağrıştırmaktadır. Bu simgelerin, ulusun ve ordunun temellerinin atıldığı ve iç içe geçtikleri bir dış savaşla birlikte yürüyen devrimden kaynaklanan Fransız simgeselliğiyle yakın bir benzerliği vardır.

Atatürk resmi, köken-olayla rejimin kuruluşu arasındaki bağı sağlamaktadır; Atatürk hem zafer kazanmış askerî lider, hem kurucu ata, hem de “yüce önder”dir. 20. yüzyıl Türkiye’sini şahsında canlandırmaktadır. Dönemin birçok metni gibi “Gençliğe hitabe”nin de okul öğrencileri tarafından anlaşılmasına olanak yoktur, çünkü metindeki sözcüklerin çoğu bugün artık kullanılmamaktadır; ancak, belki de bu nedenle, modern Türkçeye çevrilse yitirebileceği bir etkiye ve yoğunluğa sahiptir. Yüzyıl başı Türkçesinin bugün kullanılmıyor olması, ona bu örnekte bir kutsal kitap dili işlevi kazandırmaktadır.

“Öğretmen Marşı”, öğretmenlerin görevi mesajı aktarmak olduğuna göre, önder ile gençlik arasındaki bağı sıkılaştırmaktadır. Biçimi ve başlığı metne, eğitim kadrosunu askerleştirme isteğini gizlemeyen, militarist bir nitelik vermektedir. Ulusal toprakların haritası ise (birkaç yıldır “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti”ni de içermektedir), tüm bu öğelerin coğrafi zemini sağlamakta ve bu coğrafya, dökülmüş kanlar nedeniyle, tarihsel söylem içinde kutsal bir nitelik kazanmaktadır.

Mayıs 1993’te bu düzeneğe çok önemli bir unsur daha katılmıştır. Turgut Özal’ın Türkdil Asya’ya yaptığı geziden kısa bir süre sonra çıkan bir kararnameyle, yukarıda belirtilen unsurların yanı sıra, yayıncıların bir “Türk dünyası” haritası da basmaları gerektiği belirtilmiştir. Yeni düzenleme, 1994’te satılan ders kitaplarında uygulamaya konmuştur. Bu çok önemli olay, resmi söylemin kimlik oluşturma amacıyla kullandığı öğeler bütünü içine Türkdil dünyanın da katılması olarak yorumlanabilir.

Bu simgeler toplamı her zaman yoktu; Mustafa Kemal’in, Cumhurbaşkanı olarak, metin-dışı bir resminin konması için 1934’te TTTC tarih dizisinin dördüncü cildinin yayımlanmasını beklemek gerekecektir. 1938’de, büyük olasılıkla Atatürk’ün ölümünden önce, kapağında alışılmadık, Mussolini resimleri biçeminde bir portrenin yer aldığı bir ilkokul tarih kitabı çıkar. Bu resim bir daha kullanılmayacaktır. 1939’da Atatürk’ün resmî portresinin yerine Milli Şef İsmet İnönü’nün portresi alır. Ama 1945’ten itibaren Atatürk’ün metin-dışı resimleri kitaplardan kaybolur.

Yukarıda tanımlanan simgelerin ortaya çıkışının kaynağında 12 Eylül 1980 darbesi ve onun güçlü neo-Kemalist tepkisi yatmaktadır. Olay önce devlet tarafından ortaokullar için 1985’te basılan ders kitaplarında kendini gösterir: Kapaklarda ata binmiş Atatürk heykelinin resmi bulunmaktadır. Bir kişiyi kendi görüntüsüyle(fotoğraf ya da resim) değil de kendi heykelinin fotoğrafıyla sunmak, onu insan olmaktan çıkarıp efsaneye dönüştürmek anlamına gelir. Artık o insan değil, onun şahsında bir tarih sunulmaktadır.”(*)

(*)Copeaux, Etienne. Türk Tarih Tezinden Türk-İslam Sentezine. S.134-136

TTTC: Türk Tarih Tetkik Cemiyeti

Türkdil: Kitabı çeviren Ali Berktay’ın bu kelime hakkında düştüğü notu aynen alıntılıyorum: “Fransızca “turcophone” sözcüğünü “Türkdil” ile karşıladım. Bizde çokça kullanılan “Türkî” sözcüğü daha çok etnik bir yakınlığı ifade ettiğinden yazarın niyetine ters düşüyordu; Fransızca sözcüğüm tam karşılığı olarak düşünülebilecek “anadili Türkçe olan” ise sürekli kullanıldığında metin akışını ağırlaştıracaktı.”(s.30, dn. 5)


Actions

Informations

One response to ““Ders Kitaplarının Dış Düzeneği””

23 12 2009
metin (14:37:24) :

Heil!

Leave a comment

You can use these tags : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>