Bir ihtimal daha var. O da balyoz mu dersin?
23 01 2010Taraf yine patlattı bombayı. ‘Devlet’ ricalimizin, 12 Eylül tasmasıyla(buna anayasa diyen de var) iyice it muamelesi yaptığı Küçük Emrah modundaki mazlum demokrasimizin düştüğü içler acısı hal onyüzbinmilyon yıllık ordumuzun muhterem mensuplarını kesmemiş olacak ki, tüy dikme maksatlı yepisyeni planlar yapmışlar. En son sıçtıkları hikmet(ya da bizim en son öğrendiğimiz), Balyoz Planı.
Artık uzun uzadıya ordumuzun bu müşkülpesent tavırlarından bahsetmeye gerek var mı bilmiyorum. Doyumsuz iktidar hırslarını tatmin etmek için bugüne kadar yaptıkları, bundan sonra yapabileceklerinin garantisi değil midir zaten? Üç buçuk darbe yapmış ve tarihi boyunca sürekli olarak doğrudan veya dolaylı olarak siyaset alanına müdahale etmiş üniformalı eşeklerimizin hedefi belli; ya o alana tamamen hâkim olacaklar ya da o alana tamamen hâkim olacaklar. Bu hedef doğrultusunda yapılan her şey mubahtır. Mevzu bahis güçse gerisi teferruat değil midir a dostlar?
Bu arada sevgili basınımız ve –özellikle Oktay Ekşi’nin tarafsız olduğuna kesinlikle emin olduğu- yüksek yargımız, Balyoz’un ifşası sonrası, TSK’nın pisliğini temizle çalışmalarına hızla başladı. Anayasa Mahkemesi bir anda kolları sıvayıp, askerlerin sivil yargı organlarına hesap vermesini sağlayacak yasa tasarısını bir gece ansızın iptal ediverdi! Bu çog çog şaşırtıcı gelişmeyle, Arat Dink’in babasının ölüm yıldönümünde sarfettiği “Bu ülkenin adaletine güvenmiyorum” cümlesinin ne kadar yersiz olduğu yeniden ispatlanmış oldu!
Medya ayağında ise amiral gemimiz Hürriyet, olayın ilk patladığı gün internet sitesinden mevzuya değinmemek için eşsiz bir çaba gösterdi. Saygı Öztürk beyefendi işin iç yüzünü bildirene kadar ısrarla üç maymunu oynayan Hürriyet, iddiaların yeni bir gerici komplo olduğunu mantıklılığı tartışma götürmez Yılmaz Özdil aklıyla biz fani kullarına gösterdi.
Statükocu Koalisyon diye tanımlayacağımız yüce ‘devletimiz’den bahsederken, bu koalisyonu bir arada tutan harcın –aslında sürekli çehresi değişen-Kemalizm olduğundan dem vurmuştum. Söylediğim şey ideolojik manada doğruydu ama, sorunun tamamını açıklamıyordu. Bugün yaşadıklarımız(ortaya çıkan korkunç planlar ve bunların medya tarafından yansıtılış şekliyle, yüksek yargıda oluşturduğu ani reaksiyonlar) vesilesiyle eksik olan kısmı da tamamlayalım; Evet bu koalisyonun düşünsel harcı Kemalizmdir, ama ondan öte ve ondan ziyade öneme haiz olan sihirli kelimemiz “ÇIKAR”dır. Yıllarca iktidar erki üzerindeki etkisi sayesinde bayağı bir ekmek yemiş olan koalisyonumuz, bugün gün geçtikçe daha da büyüyen çatlak karşısında -sigara yasaklarının ve zamlarının belimizi büktüğü şu günlerde- filtreli dertlere gark oluyorlar. Çogüzülüyorum:(












Son Yorumlar